45 kişi kendisini tutuyor, 21 arkadaşı var.
samson dan keloğlan lığa terfi edince insan dediğin şu mahluk bir garip oluyormuş be dostum...
kıyamam ben sana...saçlar gıtmişşş:))))) yakışmış ama:) bı de gıttıgınde adres ver de psıkolojık işkencelerıme çok gecikmeden başlıyım:)
kanver...sonuna kadar..dilin varıyorsa sonuna kadar korkmadan açıklamaya yaşamının özünü kendine başkalarının önünde ve arkasında
Dünyaya geldiğim andan itibaren tek bir amacım vardı bir amaç uğruna varolabilmek..ne uğruna olursa olsun.ister geçmişte ister gelecekte olsun..ister varolsun, ister kafayı varetsin..kendim için değil benliğim içiçn .yırtmacımın altındaki dünyanın soysuz budalılığı uğruna herşey.ben yoku gerçi bu dilerk kuyusunda ama sonuçta ban agirmiyro mu tüm hayal edilenler..ister bi delikten içeri isterse dışarı...gayri resmi solunum, bekaretim son buldu..bukalemun yin ekükremekte, üzüntüsü solungaçlarının olmamasında...
Sivri pabuçlarıyla yolları musa gibi yararak bi taraftan kendin ebir taraftan da sembolize edilmiş tüm yaşam tarzlarına gösteriyordu yürümeyi artık gerçekten bildiğini..dumanın izi çokta kaybolmuştu...son bir adım daha ve karnokiler bozuk-lumlu süzgeçler devre dışı akalcaktı.ondan sonra istedikleri şson bir serzeniş hükümlerini ele geçirebilirlerdi..kıyıda bir kaç yelkenli ucundan sürüklemekte tüm yaşamlarını...bir kaç kıpırdanma daha ve en sonunda farkına vardılar..kaçmaları zaten hataydı..herşey önceden planlanmıştı..tüm bu harekat..ama kimdi gerçekte ispiyonlayan..hayat artık deşifresizasyon üzerine kurulmuş bir kent olgusunu olumluyordu.kaul etmekten başka çare yoktu kimlerine göre.ama kaptan nobrtyur filk bunun da üztesinden gelecekti..kafasında yorduğu şeylerin hepsi de yakında gerçek olacaktı..o bulutsu tabakadan atmosfere sümüklü aykuşlar dolanacaktı.dolanması sırasında gagasınyla gözleri arasındaki sabitlik te kaybolacaktı..bunu da biliyroudu.ama en sonunda yokolacaktı..bu aslında öngörüleme zbirşeydir.gerçek yaşamda hiç bir varlık kendini düşünsel anlamda soğuk bir kaç hipotez uğruna bile olsa ortadan kaldıramaz..bu hem adalet sistemimize aykırı -*ki bu formun uygun bir yaşam bulabilmesi epey uzun bir zaman dilimi sürmüştür.ve..
En sonunda insanlar....herşeyiyle kendinden uzak..yalınahyak
Kıyıda beklemeyi kendisini kıyı oluşturmaya yeğleyen benliksiz sümüksüler familyasının başbuğları..
Kendine, kendisi nasıl olursa hoşuna gideceğini sorarak kaleminin yardımıyla hayal kuruyordu.
İşte bir metin oradan oraya gitmeye böyle başlar. Mekanı ve zamanı dönüştüren siste mitler oluşmaya bu şekilde başlar. Bir metinden diğerine kült kişiler yeniden oluşur ve buluşurlar.Sanki çok uzun zamandır atalarımızınkide de yaşamışlar gibi gelir yerleşiverirler hafızalarımıza, gençtirler,Peter Pan gibi
. Öylesine ki, onlara hikayelerinin anlatılmadığı yerlerde bile rastlarız. Hatta hayatta bile karşımıza çıkarlar.
yine boyundurukm altında devinmekteyim .hikayeme deyinmek bile yersiz..kumsalımın yokluğu hçinde hüküm sürmekten ise sorgulamam daha doğru çiinde hiçbir zana bulunmadığum geleceğin umursamazlığını.tuzaklar baştan çıkarırken sendeki beni ben yargılamaktayım hal o varlığında kuşkuyla kayboldugum sefil boyunduruk hükümlüyü...hey bneden uzak dur..burada sadece öfke var...hissetmey inssssanlara karşı...kndini anlatan ve kendini arayan..
Kendim kendimi kendimden uzaklaştırarak kendisini kendinde kendisiyle yaratmaya çalışıyor...
Süregelen bütün vücut fonksiyonlarını kanalize ederek sezonun en büyük atılımını yapmaya karar vermişti. Sonuç ise içler acısı. Bütün dimağı hayal içinde boğacak olan hüznüne yenik düşmüştü. İki kronik bulut tarafından atmosferden atılan yargılar yeniden onu aramaya başlamışlardı. Ve yapabileceği hiç bir şey yoktu. Belki bir yol vardı. Ama o da eldeki tüm kırıntıları kullanmayı gerektiriyordu. İnsan ise bu kırıntılar daha dogrusu ise birbirinden ayrı bir şekilde kotarılmış bağla uzaklaşan parçaların modifikasyonu ile varlık kazanabiliyordu ancak. Bu da eldeki tüm yaklaşım mekanizmalarının tek bir sonuçta toplanmasına yol açıyordu haliyle. Kombinasyon, ileri sürdüğü hatalı kabuller, ki hatalı olmaması imkansız bu değişim halinde, gerçek benliğini yaratmasını engelliyor. Bu tıpkı iki trenin yanyana geçerken senin birinde yeralıp diğerini gözlemene benzetilebilir. Hareket halinde olan bu faz aşamasında iki obje vardır. Biri senin akışın, hikayenin anlatıldığı hal; ki bu neronlarla farklı düzeylerde parçalanarak kendi içinde algı noktasına, diferansiyele göre uzaklaşmaktadır her harekette. Bu da şunu doğurur geçmiş aslında bizim ulaşmak istediğimiz nokta,.gerek odur.onu duyumsarız,.ona ihtiyacımız vardır. Onla iletişim kurmak için didinip dururuz. bildiğimizi sandığımız ama bilmediğimiz şeyi ararız.Yaşanmış her olay da bu etkiyi daha da bir kuvvetlendirir. Sonunda kendimizi buluruz.ama kendimiz o sırada başka bir kendidir. Gelecek dediğimiz oluşum ise ara bölümdür aslında geçmişle şimdi arasında boşluk,.varolmayan, yaşanamayacak olan.kendiliğinden pasifizasyon. Onun içine düştüğümüz her anda bundan dolayı kendimizi bir melankoli ve yokoluş içinde duyumsarız.istediklerimiz zaten var olan geçmiş ve şu anda yaşadıgımız an, şimdi, buna ulaşma çabası ise, geçmişe şu anda yönlenmediğimiz her an geleceği yani yokoluşu simgeler.
Balkabağı nın düşleri düzülmiş damağına...ekşi bir güzellik uzaklardan çağıran dilinin ucunda...
Ara bebeğim yolun sonunda hep hayalinin olduğu yerde kayıp oyuncağının yanında
Pembe düş kabiniin içi doldu artık boşalt pisliğini pembe düşlere
Sakin yer dünyanın son damlası seni bekler kızgın okyanusun izinde ve artık boşalt yükünü otbandaki öfkeli kunduza
Sen bilirsin yolunu arkanda değil midir hep
Her ardışık sayıda bir önünde tepinen
Kotarılmış bir hikaye bukalemunun renk döngüsünden uzakta sana en yakın yerde,
Yak kedinin kuyruğunu en yakın mahzenin mazgallarından çıkan alevlerin eşliğinde
Palyaço gözleri bağlıyken gülmekte yakındaki komşusuna bir bira bardağı var dudaklarının en uç noktasında dumanlarsa feryatlarda dağınık saçlarının her buklesinden aşağı
Sarmalanmış hayalleriiyle oynaşmakta karanlıkta
Derinlerde
Yoklukta
Varlıkta
Sen de
Bende
Uzanan boşluğun diferansiyel karelerinde kenarın biraz daha kenarında
Tınlar yukarı yükselir hikayeden bir mavi vardır yeşilin kavuruculuğundan boşalmış
Sen yalnız aycık pençelerin daha hala bedeninde ve vahşiliğin gözlerinde kederin se tınılarla kulağında yankılanmakta
Boşluk duy beni
Sen benimsin
Ve ben her yerde
Jurtaramaz en yavaş kaplumbağa düşünclerimi kendisinden ve bırakamaz en üzgün bakış bu kelimeleri izlemeyi
Aynanın viskiye anlattıkları ben deki acının yansımasından başka ne olabilir ki
Dünyanın hayalleri benim yaşadıklarımdan ne götürebilir ki
Ve sen şansını doğarken ana rahminde tac,zlendirmiş eşkal benim varlığımın nasıl farkında olabilirsin ki?
Ve üzgün buzağı daha dün yankılanmıyor muydu kahroluşunun acısı
Nedne geldiğini sorgularken acılı bakışlarınla karşındaki çiftçiye
Şimdi makineler mi var
Ulaşabiliyor musun bari ruha
Karşındaki sana cevap veriyor mu
Neden sorguladın anneni
Ve neden kederin
Şu anda bana
Şu geçişlere bak bir gayri resimi buluşma aşkla ruh şekillendi bir klavyenin ucucnda trompertin pistonunda
Ses iner ve çıkar arada bir dostane temas uzaktaki sevgiye
İçimde olduğuun düşündüğüm her öfkelendiğimde karşımdakine
Karşımdaki değil midir şu anda içimde
Ne farkı vardır yanımdaki kedim corto dan
Ya da uzağım da
Hiç alakam olmayan düşlemeyi bile en düşündüğüm şu yıldızdaki küçük sevimli al yanaklı kızda
O zaman neden kendini düşündürmekte burada bana
Benden bu kadar uzaktayken yalnızca bana
Sevgi midir bu tanımadığı bir bana benden daha kolay ulaşmanın yolunu bulması
Dün tüm viskiyi bitirdikten sonra kulağıma gelen cırtlak frekansın kızları şu anda neden susmakta
Siz insanlar sizi gereçekten
Ama sözlerime bakmadan ruhuma bakarak dinleyin
S,z,
Karşımdaki olarak düşünün ve öyle şekillendirin o sığ zihinlerinizde
Sizi
Gerçekten
İnanmasanız bile bir göz kırpın sağ olsun
Sizi
Gerçekten
Seviyorum
Yapabileceğim kadar
Bu meslekte her zaman olmama rağmen elim hiç yatkın değilmiş
Ne tesadüf
Anlamıyorsanız beni sanrıım sizinde
O zana ne güzel yine anlamıyoruz birbirimizi ve anlamsızlık içinde aşığız sana
Bana
Sesim seni seviyorum her bir insana bağırırken
Onları kırarken
Yada biri sana bağırdığında geri kıvrılırken
Hey sesler siz benimsiniz her bir çıkan ses
Sadece kendimden değil
Her bir insan oğlu senden
Siz benimsiniz,
İçime girdiğiniz anda karar verdim buna
Çıkmanıza izin verecek olan da ben değilim
Oyk olan hayallerimi izleyin
Beni üzen sizlerdiniz bana ruh veren
Başımı çıkardığımda
Bir delikten dışarı nereye gideceğimi siizn hayatttan bezmiş yarıklarınız dile getirdi
Ben orada değildim bile bir et parçasıyken
Tüm benliğimi yıkıp yeniden şekillendiren omuriliklerinizden çıkan o berbat tınıydı
Ama ben hala orada yoktum
Ve hiç olmadım
Ve şu anda da ben burada değilim
Sizin dilinizde sizden de uzakta yine sizle konuşuyorum
Ama karanlıkta
Hiç görmedinm ki
Her bir yankıydı beni hayata bağlayan
Tek bildiğim şey
Takip etmem gerektiği......
Düşleyelim bakalımk bir tomurcuk olduğumuzu tüm ebeveynler gibi
İzlerini sürelim
Yarın nasıl olsa yakın
Her zaman yüzümüze çarpan en büyük darbe değil mi ki bir damla yağmur parçası
Her sigara izmariti beslemez mi kökümüzü bedeenimizi sesimizi
Güneşe başka nasıl ulaşabilirim ki
Var mı bilen biri başka bir yolunu
Bana bu yolu öğreten sen değil miydin kör dilenci
İzlerin sapa bi yoldaki kaplumbağa tepeciği miydi ki zaten her zaman üzerinde değil miydim ben senin kralın olmadan önce hatırlasana ne yollardan yitmiştin ve bitmiştin tüm iğernç mahlukatlar karşısında
Onlar değil miydi seni bana getiren ve beni de sana getiren
Dikenli miydi kabukların neden rahatsızdım ama bilmek istemezdim bir dünya daha
Almak istemezdim bir elektrik daha başka bedenden
Ve dilenmek istemezdim iki farklı tını daha başka
Radikalim genç olanlara zihninde ölenlere
Ve mahzun kırmızı yı derinlerde arayanlara
Çiçeğimin rengi doğuştan turuncu
Ve yeşilde vardı herzaman içinde ve dışında
Kenarında
Burgacında
Sezgisinde
Üzülmüş bir balık düşünün loş ortamında devinirken kendindeliğinde
Kaçıncı biram g,irdi şu hapis tenek kutuya
Her gün aynı yerde beni beklemekte artıklarımla beni tanımaya çalışmak için,
Karanlık olan hafızasını canlandırmam için
Ben burdayım deli özgür karanlığına hapis yükümlü
Beni tanıman için bırakıyorum dün yediğim balıkların artıklarını
Ama kusura bakma çoğunu yedi kedim sen uyurken geceleyin sabah için mırıl mırıl karanlığında
Umarım beni yine de anlatabilirim sana kalmış bir kuyurk sokumundan
Tek arkadaşın değilim biliyorum ama inan en samimisiyim
Kederim yok zira sana diğerlerinde farklı oplarakı
Ne isem o olarak çıkıyorum karşıma
Dün ne idiysem bugünde o olarak
Ve ben bir tekim
Diğerleri gibi karşmamışım ona buna
...........
bu adam kendini yazmakta lütefn ona bir ömür izi verin düşünmek için kıyıda
.....
sigaramın dibindeki karadelik ne kadar oyulmuş v yoğunlaşmış bir iğne deliği kalbimdeki yansıma ancak bu şekilde dile gelebilir dibimdeki insana
dipteki insandan
bir martini de se ver be yoldaş dibimdeki sazan a daha uzun bir yolu var unutma
daha demin değinmiştim oyasa
ne çabuk hatırlamadın
unuttun mu
hayır
hatırlamadın
bir daha düüşn
söyleyen bendim zaten
hafızasına kazınmamışolan da sen
untuman için benimsemen gerekirdi oysa
her bir boş bir kutusunda aynı tını mı çıkar sanırsın bazılarından kıyaya vurmuş bir varil sei
bazılarından gecenin karanlığında amıcığına vurulan bir azgın sesi
bazılarından güneşte ısınmış içinde çocukların güneş banyosun yaptığı aileni her veledi içinde kirlerinden arındığı için bulamaç olmuş bir sıvı yığınına atımış bir boşalmış arap sabunu sesi
bazılarından tok bir sesle ta bağrı derin acılar yaratan her dertlinin açtığında o akapağı altında ki dev iyimser unutkanlaştıran prensesi
ne dilberdir o her zaman okur bedenine mışıl mışıl bir hikaye alıların ne kadar yalın ve açıktır
kıyıda olan aherkes adacıklarından selam çakmaktadır mışılgan periye
ve o da onları birleştirmektedir adacığında
sadece beyaz bir palmiyenin altında
basit bir palmiye
yapraklarını açmış
seni bekler
gel bana
bende dinleyecek çok kulak var
ve sende de varsa hiakaye
işte buraad kök saldım seni beklemekteyim
yakınıma gel
ne kadar uzakta olduğumu bilebilmen için denemen gerekiyor
yanıma gelmenin ne kadara mal olabileceğini
son bir söz dizgiye dair
he rharf her an yanında
her beyin her an hazır onu kucaklamak
yemek
sindirmek
böğürmek
avuçlamak
kıvançlamak
sancılandırmak
dile getirmek
boğazlamak
kaderlemek
kabullenmek
yarınsallaştırmak
yada bugüne ulaştırmak için
kim ki düşlerieni kurban eden muhtaç beyinelre yakında bir vızıltı vardır
ve o gerçekten yakındadır
göremesende
duyumsa
yakında olduğunu bil
hatta belki gözlerini kapamayı öğrenebilirsen onu en yakında ki yanın da
sende hissedebilirsin........
|
|
kedi sevenler3658 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
vasıflı deliler2873 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
HELP FOR CHILDREN2507 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Güzel Sanatlar1674 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
jazz1658 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
nevizade1572 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Rock And Roll1206 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
yüzüklerin efendisi606 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
rakı-balık82 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
gece uyumayanlar7390 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |